Hikayeler

Keloğlan Masalı

Acayiple Garaip

Keloğlan Evlenme yaşına geldiğinde, Padişahın kızını görür ve ona aşık olur. Annesine gelip, »Git bana padişahın kızını iste ben onu seviyorum« der.

Annesi »Olmaz, bizim gibi bir yoksula senin gibi Keloğlan’a koskoca Padişah kızını vermez« dediyse de dinletemez.  Keloğlan zorlatınca annesi mecburen gidip Padişahın kızını ister. Padişah »Olmaz«  demez. İşi zora koşmak için bir yol düşünür ve der ki: »Eğer Keloğlan bana Acayip ile Garabeti getirirse ona kızımı veririm« der.

Annesi gelip Keloğlan durumu anlatınca, Keloğlan »Anne bunlar nedir ben nerde bulurum« der Annesi »oğlum bunları ben bilmem, bunu bilse bilse Komşu köydeki cinci hoca bilir« der. Keloğlan »Anne ben o cinci hocaya gidiyorum« der. Keloğlan varır cinci hocaya durumu anlatır. Hoca, «Keloğlan sen bir yıl bende ders alman lazım ki öğrenebilesin« deyince Keloğlan aşkı uğruna kabul eder. Anlaşırlar. Keloğlan öğrenecek gidecek borcunu getirecek. 

Bir yıl sonra Keloğlan gizli ilimleri öğrenir gider. Ardan bir zaman geçer Keloğlan borcunu getirmez. Hoca kızar.

»Eh Keloğlan bir gün elime düşersin« der.


Keloğlan bir daha Padişahın kızını isteyecek ama biraz para kazanması lazım, Hocadan öğrendiği tılsımlara güvenip, annesine der ki: »Anne ben bir at olayım sen beni pazarda sat, ama sakın yularımı (İpimi)verme« der.

Öyle de olur. Keloğlan at olur. Satılır gider. Bir zaman sonra kaybolup geri gelir. Bu sefer Annesi onu, deve olarak satar. Yularını vermez. Keloğlan, bir gün sonra geri insan olup gelir. Annesi onu eşek olarak satar. O geri gelir. Koyun olarak satılırken Hoca görür, anlar durumu, varıp müşteri olur. Annesine istediği parayı verir ama hemen yularına sarılır. Annesi olmaz filan dediyse de »Aman kadınana ben nasıl eve götürürüm, nasıl bağlarım« diye yularını vermez.

»Ee Keloğlan,  elime düştün, sen benim paramı vermemiştin« diyerek eve götürür. Hocanın kızı gelir.
Hoca »Kızım şu bıçağı getir, şu koyunu keselim« der. Kızı anlar Keloğlan olduğunu, gider az sonra »bıçak yok« diye geri gelir. Hoca »Sen tut bunu ben bulup getireyim« diye koyun olan Keloğlan’ın ipini kızına verir. Az sonra Hoca elinde bıçakla görününce, Keloğlan kızı İteleyip devirir ve kaçar. Hoca bakar ki Keloğlan koyun olarak kaçıyor. Hoca’da bir kurt olur peşine düşer. Keloğlan bakar ki Hoca kurt olarak geliyor. Bu bir tavşan olur daha hızlı koşar. Hoca bakar ki Keloğlan bir Tavşan olarak kaçıyor. Hoca bir tazı olur, tam padişahın sarayının orada Keloğlan bir top çiçek olup Padişahın Masasına tam da önüne düşer, Padişah bütün Vezirleriyle toplantıdadır, »Allah bana bir demet çiçek gönderdi diye sevinir.

Hoca bakar ki Keloğlan çiçek olup Padişahın elinde, gider, bir Saz alıp Aşık olarak, »iyi saz çalarım, iyi söylerim« diye gelir padişahın sarayına. Padişaha saz çalıp söyler. Padişah beğenir para verir, ama o kabul etmez  »Yok Padişahım şu bir demet çiçeği verirsen yeter« der. Padişah »Olmaz« derse de vezirleri »Aman Padişahım, Allah sana gene gönderir« diyerek Padişahı razı ederler. 

Keloğlan bakar ki gene Hoca’nın eline geçiyor, orada darı olur yere saçılır. Hoca hemen Bir tavuk olur yanında yavrularıyla darıları toplamaya başlarlar. Bir tane darı Padişahın oturduğu yerin altına kaçmış onu da yerlerse Keloğlan yok oluyor, hemen Keloğlan bir tilki olup tavuk olan Hocanın üzerine çöker ve Hocayı boğup öldürür. Olanı biteni şaşkınlık içinde Vezirleriyle seyreden Padişahın yanına varıp, Keloğlan insan kılığında »Padişahım işte Acayip ile Garabeti gösterdim sana« diyerek padişahtan kızını ister.

Padişahta »Evet ben bunu söylemiştim« diyerek sözünü hatırlar ve sözünde durur kızını Keloğlan’a verir düğünlerini de yapar. Keloğlan’ı kızıyla evlendirir.

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.