Bilgi

Dolu

Dolu

Çevremdeki birçok kişinin haram dediği içki, alkol konusunu, anneme sorduğumuzda, büyüklerinden, babasından duyduğu biçimiyle anlatıyordu.

Türk efsanesinde bade denilen kutsal bir içki vardır. Bu, dini törenlerde içilen içkiye verilen addır.

Anadolu Alevi Bektaşi ibadetinde, kimi yerlerde cem süresince ara ara üç defa alınan, toplamı ortalama bir bardak kadar olan içkidir.
Her defasında bir kadehle kişilere verilir. Dedenin dua etmesiyle içilir.

Kimi yerlerde sakinin ettiği dua şöyledir:

Kadeh seni bade seni
Vermeyelim yade(yabancı) seni
Münkirin ne haddinedir
Zerre kadar tade (tatmak) seni

Dem denir, demlenmek denir, alınan alkol insanı biraz rahatlattığı için, adama nefes aldırdığı için demlenmek denir. Pilav ya da çay demlemek, buradan gelir, belki de.

Dem; Farsçada soluk ve zaman anlamına gelir.
Dolu ; Orta Asya Türklerinde kurbana, »Tolu« ya da «Dolu» derlerdi. Eski Türklerde kanlı kurban ya da kansız kurban gibi konularda vardı, yani dolu, açıkçası» içki, kurban hükmünde sayılıyordu.

Anadolu Alevi Bektaşi Aşıklarının deyişlerinde, dolu, dem sözcüklerine sık rastlarız.

Pir Sultan Abdal, »Ali’nin dolusun bir gün içer-sin« der.

Abdal Musa »İçtim ol doluyu kendimden geçtim« der. 

Halk şiirinde dolunun, badenin yani şarabın bir-çok örneğini görebiliriz.

Aşık Yarebülbül

Gülüm saki şad ol yüzlerin gülsün
Doldur saki doldur doldur içelim
Boşların yerine dolusu gelsin 
Doldur saki doldur doldur içelim

Gene Edip Harabi’nin 

»Ey Zahit şaraba eyle ihtiram« 
diye başlayan şiirini Birçok sanatçı piyasada çalıp söylüyor.
Dolu; bazı deyişlerde muhabbettir, muhabbetten alınan tattır, ya da deyişin manasını anlamaktır.

Dolu, dem: Özellikle saz çalıp kendisinden deyiş söyleyenlerce, Pir elinden içilir, bazen Hızır elinden içilir, bazen rüyada içilir.

Anadolu Alevi Bektaşilerinde kesinlikle Rakı ya da Şarap veya İçki denmez, kaide olarak dem ve-ya dolu denir.

Pir dolusu ya da, er dolusu denilen badeyi eski aşıklarda daha çok rastlıyoruz.

Aksakallı pir bade vermek istediği kişiye rüyada gelir, bir bardakta bade verir. Kolunu kaldırarak kolunun altında sevdiği kızı gösterir. Pir kolunu indirince sevdiği kız kaybolur. Bir daha görünmez. 

Uykusundan uyanan Aşıkın içine ateş düşer. Sevdiğini rüyalarında bulur, kimisi bulduğu halde kavuşamaz.

Er dolusu içen kişi, kahraman olur, meşhur olur, dillere düşer. Sevdiği için kavga eder zahmet çeker, aynı zamanda saz çalar, türküler söyler. Köroğlu örneği gibi.

Pir dolusu içen kişi ise, saz çalar türkü söyler. Rüyada kendisine gösterilen sevgilisini arar durur. O şehir senin bu şehir benim dolaşır. Gezgin aşık olduğu için zamanla, adı sanı ve çalıp söylediği türküler çağrılır doğaçlama şiirler okur, kimseden ders almadan saz çalar. 

Bazen de uyanınca kendisini bir mezarlıkta, ya da virane bir yerde bulur. Sonra, rüyasında aksa-kallı pirin gösterdiği sevgilisini aramaya başlar. Kimisi bulur kimisi bulamaz, kimisi daha yaşarken halkın diline düşer.

**-**